Hubris…

 

Ucuz Havayolu kavaramı ile alakası yok bunun.

Konumuz yolcu güvenliği ve yasalara uygunluk.

SHT OPS-1 der ki;

Yolculara Brifing Verilmesi

Madde 60

(1) İşletici, aşağıdaki hususları temin etmek zorundadır:

a) Genel:

(i) Yolculara, emniyet hususları hakkında brifing verilmesi. Brifingin bazı kısımları ya da tamamı sesli, görüntülü sunum halinde olabilir.

(ii) Yolculara, acil durum teçhizatının kullanımını anlatan ve çıkışları gösteren resimli bir emniyet bilgilendirme kartının sağlanması.

Şimdi bu kartların “bilgilendirme” ya da bu tip uçağa ilk defa binenler için “eğitim” amaçlı olduklarını hepimiz bilmekteyiz.

Bu bilgi ve eğitimi almak için nasıl bir çaba göstermelisiniz ona bakalım.

 

British Airways

1340-012

Elinize alıp, evirip çevirip her bir yazı ve şekli istediğiniz gibi inceleyebilir siniz. Yazım, kolay anlaşılması için büyük puntolar kullanılarak gerçekleştirilmiş.

 

EasyJet

1340-013.jpg

Çift taraflı baskı, evir, çevir oku. Yer sıkıntısı yok, puntolar büyükçe.

 

Niki (Air Berlin’in yan kuruluşu)

1340-014.jpg

Çok düzenli, itina ile hazırlanmış bir emniyet bilgilendirme kartı. Çift taraflı ve okunabilir büyüklükte.

 

Türk Hava Yolları

1340-015.jpg

Okuyup anlaşılsın diye ciddi bir biçimde hazırlanmış, okuması rahat bir düzeni var. Her şey, olması gerektiği gibi.

 

RyanAir

1340-017.jpg

Koltuklar yatmıyor ve arkasında cep yok. Sadece açılır tepsi var. Koltuk arkası cep olmadığı için de kartı baş arkasına, yani yolcunun gözüne sokmuşlar. Küçük ve sıkışık bir görüntüsü var. Rahatsız edici çünkü yol boyu onu seyrediyorsun. Zaten bu gibi buluşların kaynağı ve kurucusu Michael O'Leary, İrlandalı. Hiç olmazsa kabul edilebilir bir uygulama (göz önünde ve erişim sorunu yok).

 

No Name

1340-016

Oturunca belden aşağı bir konumda, okunması için önünde diz çökmenizin bile mümkün olmadığı, her şeyin tıkış tıkış yerleştirildiği ve tepsinin arkasındaki yere sığsın diye küçültülmüş ve yerinden çıkmasın diye de yapıştırılmış, Değil eğitim, bilgilendirmeye bile yaramıyor çünkü göstermelik. Amacına aykırı olduğuna inandığım bir kamuflaj. Ne okuyabiliyorsunuz ne de görebiliyorsunuz.

Sorunca “Var mı?, “Var!”.

 

Bunca çeşit uygulamalara baktığımızda şunu görmekteyiz.

Şöhret eşittir başarı ve temelden yoksun başarı da bir alışkanlık haline geldi. Kimse sorgulamıyor bile. Sonuç olarak kazanılan bu temelsiz özgüven, endişe verici şekilde kendimizi tam gaz pompalamaya teşvik ediyor. Gittiğimiz yolu kontrol bile etmekten alıkoyuyor. Hırs, aklın önüne geçiyor, temelsiz şan, şöhret ve başarı, düşüşü hızlandırıyor.

 

“Hubris” eski Yunan’da genel olarak iktidardakilerin, kendi yeteneklerini olduğundan fazla görüp gerçek ile bağlantı kaybı yaşadıklarını ifade etme anlamında kullanılırdı.

Aşırı gurur ve kibrin oluşturacağı tehlikelere karşı bizi uyaracak kitap, makale ve çalışmalar elbet var. Bu çalışmalar hep “Hubris” karşısında tevazu, sadakat ve ilhamı kanıt olarak sunar. Biz de uyumlu, üretken takım çalışması oluşturarak gerçekçi yaşam sürdürüp, personel devrini azaltmayı amaçlayıp hem kendimize hem de arkadaşlarımıza yardımcı olduk. Böyle davranmasak, belki hiç birimiz aynı şirkette iki yıldan fazla kalamazdık!

 

Yöneticilerin önce şunları bilmeleri gerekli;

-Ne bilmediğini öğren!

-“Dünyaları ben yarattım” dürtüsüne karşı koy!

-İlgili yeterlilik ve uzmanlığa sahip olanlara güven!

 

Not: Bu yazı, bir kardeşimin tavsiyesi üzerine kısa tutulmuştur!

 

Sevgiler

www.servetbasol.com

130930