“Uzman”

APH-2305

“Uzmanlıklara verilmeyen önem”

Herkesin danışman, iletişimci, psikolog, pilot, doktor, futbol yorumcusu, eğitmen, avukat, yorumcu, gazeteci, bilim insanı olduğu yerde, ne yazık ki bu yukarıdakilerden hiçbiri gelişmiyor, var olanların da birikiminden yararlanılamıyor.

Dr. (Phd) RANA K. (LinkedIn paylaşımı)

PhD - Management Consultant, Founder of Monad Aero

&

Niteliksiz insanların aklımıza gelebilecek her sektörde bilmedikleri konularda görüş beyan etmeleri, biliyormuş gibi konuşmaları, uzman kesilmeleri, yazmaları ve hatta gerçek bilgi sahiplerini küçümsemeleri, değersizleştirmeleri bugün karşımıza çıkan acı bir gerçek.

Peki konusunda bilgili, uzman kişilerin çoğunluğu neden konuşmaz, gerçekleri, yanlışları dile getirmez?

Konusunda bilgili, uzman kişileri 3 gruba ayırmamız gerekiyor.

1- Uzman oldukları konularda herhangi bir menfaati olmadan fikir beyan eden, eleştiren, yanlışları dile getiren, çözüm önerileri sunan ancak 3. madde nedeni ile dikkate alınmayan, alınamayan çok küçük bir grup,

2- Uzman oldukları konularda etliye sütlüye dokunmadan, yanlışlıkları, bilgi eksikliğini fırsata çevirip bundan şahsi ve maddi menfaatler peşinde koşanlar,

3- Uzman oldukları konularda kendi yaşamlarını etkileyen yanlışlıkları, eksiklikleri gördükleri halde konuşmayan, kenardan izleyen, banane’ci, bencil ve hakim, korku kültürünü benimsemiş ve bu nedenle de birinci gruptaki kişileri destekleyemeyenler.

Engin Aksüt (LinkedIn yanıt paylaşımı)

Flight Safety Advocate | Author | Airline Capt. 1999 - 2022

&

Justin Kruger ve David Dunning dediler ki:

“Cehalet, gerçek bilginin aksine, bireyin kendine olan güvenini artırır.”

Ve bunun üzerine bir araştırma başlatıldı.

Fizyolojik ve zihinsel alanda yapılan çeşitli uygulamaların sonucunda şu bulgulara ulaşıldı:

- Niteliksiz insanlar, ne ölçüde niteliksiz olduklarını fark edemezler.

- Niteliksiz insanlar, niteliklerini abartma eğilimindedir.

- Niteliksiz insanlar, gerçekten nitelikli insanların niteliklerini görüp anlamaktan da âcizdirler.

- Eğer nitelikleri, belli bir eğitimle artırılırsa, aynı niteliksiz insanlar, nitelik sizliklerinin farkına varmaya başlarlar.

… ve sonra bu Sendromun metni yazıldı:

“İşinde çok iyi olduğuna” yürekten inanan 'yetersiz' kişi, kendini ve yaptıklarını övmekten, her işte öne çıkmaktan ve aslında yapamayacağı işlere talip olmaktan hiçbir rahatsızlık duymaz! Aksine, her şeyin hakkı olduğunu düşünür! Ancak, bu 'cahillik ve haddini bilmeme' karışımı, meslekî açıdan müthiş bir itici güç oluşturur. 'Eksiler', kariyer açısından 'artıya' dönüşür. Sonuçta, 'kifayetsiz muhterisler' her zaman ve her yerde daha hızlı yükselirler.

Bu arada, gerçekten bilgili ve yetenekli insanlar çalışma hayatında 'fazla alçakgönüllü' davranarak öne çıkmaz, yüksek görevlere kendiliklerinden talip olmaz, kıymetlerinin bilinmesini beklerler. Tabii beklerken kırılır, kendilerini daha da geriye çekerler…

Muhtemelen üstleri tarafından da 'ihtiras eksikliği' ile suçlanırlar… ”

Servet BASOL - 2014-10-25

https://www.servetbasol.com/Articles/Ucuyorum/APH-1214.htm

&

“Öğretim üyesi arkadaşlarımız iyilerdi hoşlardı, ama çoğunun bilime dair öyle bariz bilgileri yoktu. Asıl hedefleri işte profesör olmak, dekan olmak, senatoya girmek, rektör olmak gibi şeylerdi. Yani bilim peşinde değil, rütbe peşinde koşmak. Halbuki Üniversite bilim yapmaya müsait haldeydi. Witt geldi, Blaschke geldi, Hasse geldi, daha pek çok insanlar gelip gittiler. Bunlar her geldiklerinde seminerler verirlerdi. Ben ise arkadaşlarımı yalvar yakar götürebiliyordum bu konferanslara, o kadar ilgisizlerdi yani.”

Cahit ARF. 1962

&

Çıraklık ile başlayan biri işi öğrenir, kalfalık döneminde ustanın bilgilerine ulaşmaya çalışır, usta olduğunda ise kendi mesleğinin sahibi olur. Osmanlı Çıraklıktan Kalfaya, Kalfadan Ustaya, Usta’dan Uzmana, Uzmandan Mühendise geçecek eğitime bir türlü yer vermiyor, bunu başarmış olanları da engelleyip, cezalandırıp sürüyor, olmadı idam ediyor.

Günümüzde ise 2089 Sayılı Çırak, Kalfa ve Ustalık Kanunu, 3308 Mesleki Eğitim Kanunu, sonra da tüm yürürlükteki kanunları yenileyen 4702 Yükseköğretim Kanunu, Çıraklık ve Meslek Eğitimi Kanunu, İlköğretim ve Eğitim Kanunu, Millî Eğitim Temel Kanunu, Çıraklık ve Meslek Eğitimi Kanunu, Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun ile 24.3.1988 Tarihli ve 3418 Sayılı Kanunda Değişiklik Yapılması ve Bazı Kâğıt ve İşlemlerden Eğitime Katkı Payı Alınması Hakkında Kanun ile Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun devreye girmişti.

Bu kanunlar düzgün uygulansa ne mi olacaktı? İşte size çarpıcı bir örnek;

“1970’lerde ucuz işçilik ile üretilen tarım ve oyuncak ile kalkınamayacağını gören Tayvan, 1980’lerde ağır sanayi hamlesi ile kalkınmaya karar vermiş, tüm yatırımlarını buna göre düzenlemişti. Eğitimini Meslek Okulları ve devamı olan Yüksek Okul üzerine kurmuş, yarı iletken üzerine yoğunlaşmış (ara sanayi), ARGE yatırımlarını planlamış ve ülke olarak “Asya Kaplanları” arasına girmeyi başarmıştı. 2011’de Dünyanın üçüncü En İyi Yatırımcısı seçilen Tayvan, son 30 yıldır IT teknolojisi üzerine çalışmakta olup, bu sektörde de dünya pazarında en büyük beşinci üreticidir.

Eğitim ile desteklemez iseniz, üretemezsiniz. Eğitimi ARGE ile beslemez iseniz, üretiminizi değerlendiremezsiniz. Eğitimi planlamaz iseniz, ürününüzü pazarlayamazsınız.”

Servet BASOL – 2015-06-15

https://www.servetbasol.com/Articles/Ucuyorum/APH-1525.htm

Peki biz ne yaptık?

“Eğitim seviyesi arttıkça AKP oyları düşüyor!”
Enerji Bakanı Taner Yıldız

“Okuma oranı arttıkça beni afakanlar basıyor, ben her zaman cahil halka güvendim”
Prof.Dr. Bülent Arı, YÖK Denetleme Kurulu Üyesi

Süleyman Demirel Üniversitesi Burdur Eğitim Fakültesi Beden Eğitimi ve Spor Bölümü mezunu
Eski güreşçi Hamza Yerlikaya, Vakıfbank Yönetim Kurulu üyeliğine atandı.

(TÜBİTAK) Ulusal Akademik Ağ ve Bilgi Merkezi’nin (ULAKBİM) Müdür Yardımcılığı görevine
İlahiyat Fakültesi Mezunu Ankara Hayvanat Bahçesi Müdürü Mustafa Sancar getirildi.

Halide Edip, Çakırcalı Efe'ye sordu:

- Ahaliye neden çok zulmediyorsun?

- Tebaayı yönetmek ya ilimle olur ya zulümle. Bende ilim yok.!

2012

 

2022

 

  1. ODTÜ

203

  1. ODTÜ

288

  2. Bilkent Üniversitesi

238

  2. Ankara Üniversitesi

291

  3. Koç Üniversitesi

242

  3. İTÜ

293

  4. Boğaziçi Üniversitesi

276

  4. İstanbul Üniversitesi

314

  5. İTÜ

290

  5. Hacettepe Üniversitesi

337

Ne yazık ki bu sendrom gerçekleşti ve yetersizler yetkinlerin yerini alınca da çöküş hızlandı.

Post Scrittum: Bu yazının, son dönemlerde moda olan ‘paralı asker’ için kullanılan ‘uzman’ ve eğitimcileri ayrımcılığa iten ‘uzman-başöğretmen’ betimlemesi ile uzaktan yakından ortak bir yönü yoktur. Bu yazıda bahsi geçen uzmanlar, yetkin oldukları konularda herhangi bir çıkarı olmadan düşün beyan eden, eleştiren, yanlışları dile getiren, çözüm önerileri sunanlardır.

www.servetbasol.com

230130