Hasta-Akıl
Bir akıl hastanesini
ziyareti sırasında, adamın biri sorar:
“Bir insanın akıl
hastanesine yatıp yatmayacağını nasıl belirliyorsunuz?”
Doktor, “Bir küveti
su ile dolduruyoruz. Sonra hastaya üç şey veriyoruz. Bir kaşık, bir fincan ve
bir kova. Sonra da kişiye küveti nasıl boşaltmayı tercih ettiğini soruyoruz.
Siz ne yapardınız?” der.
Adam, “Ooo! Anladım. Normal bir insan kovayı tercih eder. Çünkü
kova, kaşık ve fincandan büyük.”
“Hayır,” der doktor,
“normal bir insan küvetin tıpasını çeker.”
Akıl, sadece bize sunulanlar dışında çözüm bulmaktır.
İnsanların yüzde
doksanı poetik, retorik, diyalektik ve sofistik alanda akıl yürütme ile düşünür
ve yaşar. Çok az kısmı ise analitik akıl yürütebilir.
Poetik ikna içermez,
sadece bir konuya eğilimi artırır. Kötüyü iyiye, çirkini güzele veya tam tersi düzeyde
kalır. Şiiri düşünün…
Retorikte ikna
vardır. Muhatabını ikna etmek esastır, ama yine duygusal alanda kalır.
Kitaplara özellikle kişisel gelişim kitaplarına bakın… (Retorik = hitabet. Yani
hatiplilerin müfredatı.)
Diyalektik ise
iknadır ama muhatabı değil, tribünleri ikna etmek için kullanılır. Siyasete
bakın…
Analitik ise
duygulardan arındırılmış, saf akıl kullanımı ile düşünmektir, amaç saf
hakikattir.
Felsefenin bazı
şerhlerine bakın ya da otopsi yapan bir cerrahı izleyin. Burada duygu olmaz.
Sofistik işte tam da
sosyal medya ve/veya görsel medyadaki bazı bilgiçlerin akıl yürütme şeklidir.
Burada amaç ne ikna
ne de hakikattir. Burada amaç “algı yaratmak” ve bundan nemalanmaktır.
Hakikat amacı yoktur
çünkü bir konunun her iki taraftan da ele alınabileceği/savunulabileceği
temeldir ve algı yoluyla çıkar sağlanacağı açıktır.
İşte kalan o yüzde
onluk insan yani analiz yapma yetisindeki kişiler, bu sofistçe düşünce
tarzındaki bilgiçlere bakarak sadece gülümserler. Bu mecranın da maalesef dahil
olduğu sosyal medya bu nedenle çok revaçtadır. Etkilemek, ikna etmek ve algı
yaratmak için bulunmaz nimettir buralar. Ama buralara da dikkat etmek lazım,
arkanızdan kıs kıs gülümseyen bir kaç kişi sizi izliyor olabilir. Onlar belki
de bir eti sinirlerinden ayıklama, soyutlama yetisi gelişmiş hakikatleri apaçık
görenlerdir. Kim bilir? belki de gizlenemezsiniz. İknanız ve algınız bir yere
kadar gizleyebilir sizi…
Baksanıza Bulgaristan,
1 Ocak 2007'de Avrupa Birliğine kabul edildi. Bu geçen süre içinde ülkenin
gayri safi milli hasılası 38 milyar dolardan 85 milyar dolara çıkmış. Ülkenin
ekonomisi içinde tarım, hayvancılık ve süt ürünleri halen önemli bir yer
tutuyor. Ülke tütün, ay çekirdeği ve süt ürünleri ihraç ediyor. Gülyağı ve
lavanta üretimi ve ihracatında da dünya çapında söz sahibi.
Ülkenin anayasa
mahkemesi ekilebilir arazide elektrik üretimi için güneş paneli çiftliklerinin kurulmasını
anayasaya aykırı bularak yasakladı. Avrupa Birliğinin yenilenebilir enerji projelerine
verdiği destek fonlarından yararlanmak için ekilebilir arazinin korunması
yasasını değiştirmek isteyenler sert kayaya çarptı. Anayasa mahkemesi
ekilebilir arazinin sadece tarım amaçlı kullanılabileceğine ve başka amaçlı
kullanımların anayasaya aykırı olduğuna hükmetti.
Bulgaristan’ın üçte
birlik alanında da ormanlar var ve 1980-2000 yılları arasında uyguladığı ağaçlandırma
çalışmaları ile ormanlık alanını yüzde 5 arttırmış.
“Kuantum fiziğinin
kurallarını kullanan bir kuantum bilgisayarı ile laboratuvar ortamında çok zor
elde edebileceğimiz ilaç ve materyallerin simülasyonunu yapabiliriz” diyor
Stefan Krıstanov.
Zlatko Minev, MIT Technology
Review’nun 35 yaşın altında global inovasyoncular başlıklı prestijli sıralamasında yer aldı ve
Cumhurbaşkanı Rumen Radev’in “John Attanasov” ödülüne layık görüldü.
Otuz yaşındaki Kiril
Donçev “Dracon” kapsülünün
fırlatılması hazırlıklarında karadaki işlemlerden sorumlu olarak çalıştı.
Yirmibeş yaşındaki Orlin Velev ise, şirketin
gemilerinin yapısal istikrarından sorumlu uzman olarak çalışması ile tanındı.
Dr. Vanyo Vezirov, eklem iplantları için 3D yazıcı için ödül aldı. Bu yazıcıda ilk
önce, tıp öğrencilerinin eğitiminde kullanıldığı anatomik modeller, ardından
vücudun kısımlarını oluşturan cerrahi modeller ve üçüncü olarak da hastaya özel
olarak hazırlanan implantlar üretiyor.
Rosen Georgiev, Bulgaristan Bilimler Akademisi’ne
bağlı Optik Materyaller ve Teknolojiler Enstitüsü’nde doktora öğrencisi.
Çalışma alanları, atomik katmanların birikimi ve bunların uygulamaları ile
ilgili. Yakında üniversite öğrencilerine “rehberlik”, mentorluk da yapmaya başladı.
Biz ise bir yılda 1000 profesör yaptık. Sonuç ortada.
Artık yağmur duasına çıkmıyoruz.!
250721