USOAP

ICAO’nun (International Civil Aviation Organization) USOAP (Universal Safety Oversight Audit Programme) kapsamında kullanılan ana gösterge “Effective Implementation (EI- Etkili Uygulama)” oranıdır. Avrupa (EUR/NAT bölgesi) ortalaması: Yaklaşık %77,2 EI dir. Bu değer, ICAO’nun Avrupa ve Kuzey Atlantik bölgesindeki devletlerin emniyet gözetim sistemlerini ne kadar etkin uyguladığını gösteren ortalama skordur.
Karşılaştırma için, Küresel ortalama: yaklaşık %70 civarı (son yıllarda ~%69–70 bandı) iken Avrupa ortalaması: ~%77 olup dünya ortalamasının belirgin şekilde üzerindedir.
Avrupa bölgesi, özellikle EASA etkisi ve harmonize regülasyonlar sayesinde global ortalamanın üstünde performans gösterir.
Birçok Avrupa ülkesi: %75’in üzerinde, önemli bir kısmı %85+ bandında yer alır. Türkiye (son USOAP-CMA değerlendirmesi) ~%65–70 bandı arasındadır.
Türkiye, son ICAO denetiminde 8 kritik alanın 7’sinde ortalamanın altında kaldı. Bu, toplam EI skorunun Avrupa ortalamasından belirgin düşük, Küresel ortalamaya yakın veya biraz altında olduğunu gösterir.
Türkiye’nin Güçlü alanları bazı başlıklarda hâlâ iyi performans gösteriyor. Örneğin;
Mevzuat (LEG)
Operasyonel yapı (OPS)
Bu alanlar genelde %75+ bandında kabul edilir.
Türkiye’nin zayıf alanları (skoru aşağı çeken) ise şöyle;
- Kaza araştırma (AIG)
- Hava seyrüsefer hizmetleri (ANS)
- Havaalanları (AGA)
- Organizasyon ve lisanslama
Bu alanlarda düşük skor, toplam EI’yi aşağı çekiyor.
Avrupa ile sayısal fark, Avrupa: ~%77, Türkiye: ~%65–70. Fark: yaklaşık 7–12 puan.
Burada şu yapısal farklardan bahsedebiliriz;
- Avrupa (yüksek skor)
- EASA harmonizasyonu
- Ortak regülasyon ve denetim kültürü
- Sürekli oversight (özellikle AB ülkelerinde)
Türkiye’nin (daha düşük skor) ise bazı kritik elementlerde sistematik eksikleri var.
- Kurumsal kapasite ve süreç tutarlılığı sorunları
- Teknik alanlarda (ANS, AIG) iyileştirme ihtiyacı
Türkiye şu durumda “zayıf” değil ama “Avrupa standardının altında, gelişmekte olan” seviyede.
En önemli risk; EI dağılımının dengesiz olması (bazı alanlar iyi, bazıları ciddi düşük).
Avrupa ortalaması: yüksek ve dengeli (~%77), Türkiye global ortalamaya yakın ama Avrupa’nın belirgin altında.
Temel sorun Tekil zayıf alanların toplam skoru aşağı çekmesi.
CE1–CE8 bazında karşılaştırma
|
Kritik Element |
Açıklama |
Türkiye (EI %) |
Avrupa ort. (EI %) |
|
CE1 |
Birincil havacılık mevzuatı |
~75–80 |
~85–90 |
|
CE2 |
Spesifik operasyonel regülasyonlar |
~70–75 |
~80–85 |
|
CE3 |
Devlet sivil havacılık organizasyonu |
~60–65 |
~80 |
|
CE4 |
Teknik personel yeterliliği |
~60–65 |
~78–82 |
|
CE5 |
Teknik rehberlik / dokümantasyon |
~65–70 |
~78–83 |
|
CE6 |
Lisanslama / sertifikasyon |
~60–68 |
~78–85 |
|
CE7 |
Sürekli gözetim (oversight) |
~60–65 |
~75–82 |
|
CE8 |
Emniyet sorunlarının çözümü |
~55–60 |
~75–80 |
Türkiye’nin en güçlü alanları
CE1 (Mevzuat) ve CE2 (Regülasyonlar). Türkiye burada Uluslararası standartları büyük ölçüde adapte etmiş ve Avrupa ile farkı ~10 puan civarına düşürmüş. En düşük skorlar ise
CE3 (Organizasyon) ~60
CE4 (Personel yeterliliği) ~60. ve
CE8 (Safety issues resolution) ~55–60,
Bu da şu anlama geliyor; Türkiye problemi tespit etmekten çok problemi sistematik şekilde çözme ve kapatma kapasitesinde zayıf. “Oversight sistemi” problemi (çekirdek sorun) ise CE6 + CE7 + CE8 birlikte okunduğunda: Sertifikasyon var ama tutarlılık sorunu da var, Sürekli denetim (surveillance) yeterince etkin değil ya da lisanslı personel eksikliği ve Bulguların kapanmasının gecikmesi.
Bu üçlü, EI skorunu en fazla aşağı çeken kombinasyon. Avrupa neden daha yüksek?
Avrupa’da özellikle (European Union Aviation Safety Agency etkisiyle),
- Standardizasyon yüksek,
- Denetim metodolojisi ortak,
- Teknik personel eğitimi sürekli ve merkezi,
- Safety findings kapatma süreçleri disiplinli ve
- Sahadaki lisanslı profesyonellere denetim yaptırması.
Bu bir çeşit kendi kendini denetleme sitemi.
Tıpkı Japonların Kalite Denetimleri gibi, kişi önce kendini sonra meslektaşını denetliyor ve bu döngü devam ediyor. Bu nedenle CE3–CE8 arası fark en büyük açığı oluşturuyor.
Hep yineliyorum, SHGM’den denetime gelen arkadaş “Manuel’de sıfır yerine giriş kullanmışsın, bunu değiştir” ikazına “Sıfır yok demek, giriş ise var” deyince bana “Sıfır yazacaksın” diye ısrar etmişti. “Bu ısrar neden?” diye sorunca yanıtı ibretlikti; “Çünkü ben devletim.!”
Sadece ülkemizde hala lisanssız bir devlet memuru, lisanslı birini denetleyebilmekte.!
260420