Önce vidalar gevşer!

Arapça dilinde 'lyk' kökünden gelmiş olan liyakat kelimesi layık olma manasına gelmektedir. Türkçe olarak; yaraşmak, yakışmak ya da uygun olmak denebilir.

Yeterlilik, layık olma, uygunluk, yaraşır olma, değim anlamına gelen Arapça liyakat, içinde bulunduğumuz bu cahiliye döneminde içi boşaltılmış anlamsız bir sözcük haline gelmiştir.

Liyakat ve tarafgirlik arasına sıkışmış toplumlar bir anda çökmez; önce adalet duygusunu kaybeder, ardından kurumlarına olan güvenini yitirir. Çöküş, gürültülü bir yıkımdan çok, sessizce normalleşen bir çözülme, erime ve sonra da bir yıkım olarak yaşanır.

Toplumlar çoğunlukla bir anda değil, uzun bir süreç sonunda zayıflar. Bu süreçte ekonomik sorunlar, siyasi istikrarsızlık, kurumların zayıflaması, toplumsal kutuplaşma, dış baskılar veya savaşlar gibi birçok etken bir araya gelebilir. Bazen ise ani görünen bir çöküş, aslında yıllardır biriken sorunların son aşaması olur. Hayvanat Bahçesi Müdürünü Tübitak’a, güreşçiyi bir devlet bankası yönetim kuruluna, TFF başkanlığına da bir ilk okul mezunu atamak bir imzalık bir şey ama ülke için geri dönülemez bir yıkım. İyi dikilmemiş bir ağacı söküp yeniden doğru bir şekilde dikebilirsiniz. Bir bina doğru yapılmamışsa yıkar daha iyisini yaparsınız ama iyi eğitilmemiş ya da eğitimsiz kafayı “Yok, bu olmadı. Yaşın da geçkin ama gel sen ortaokuldan bir daha başla okumaya” diyemezsiniz. Hele durmanın bile geri kalmak anlamına geldiği, sürekli gelişen ve ilerleyen bir dünyada ülkenin sorumluluklarından birini etrafta yüksek eğitimli birileri varken böyle eğitimsiz birine vermek ülkeye ihanetle eşdeğerdir.

Bir toplumun gidişatı tek bir nedene bağlanamaz; liyakat, kurumsal kalite, hukuk, ekonomi, eğitim ve toplumsal güven gibi birçok unsur birlikte etki eder. “Ben yaptım oldu” dan çok, “ben güçlüyüm, ne dersem o olur” anlayışı ancak bireysel egoyu tatmin eder.

-Düşmanın seni övüyorsa ya seni yanlış anlamıştır ya da sen yolundan sapmışsındır.

-Düşmanın seni övüyorsa, neden övdüğünü sorgulamak gerekir.

-Düşmanın seni övmesi her zaman doğru yolda olduğun anlamına gelmez; eleştirisi de her zaman haksız olduğu anlamına gelmez.

Bir rakip veya düşman bazen gerçekten hak edilen bir başarıyı takdir edebilir. Bu nedenle önemli olan övgünün kimden geldiğinden çok, neden geldiğini ve ne kadar haklı olduğunu değerlendirmektir. Bu değerlendirmeyi ise yetkili, bilgili, tarafsız ve akil insanlar yapmalıdırlar.

Rusya’nın ücra bir köyünde, rayların vidalarını sökerken yakalanan bir köylü sorgu odasındaydı.

Müfettiş: "Binlerce insanın canına kastettiğinin farkında mısın? Neden söküyorsun o vidaları?"

Köylü: "Sadece bir vida beyim... Oltama ağırlık yapması için lazım. Ben kimseye zarar vermem. Hem tüm köy böyle yapar; bir vidayı sökeriz, birini bırakırız. Fizik dersinde öğrendik, yük dağılır, tren devrilmez."

Müfettiş: "Delilik bu! Muhtar görmüyor mu bunu?"

Köylü: "Görmez olur mu? Karakolun ve kendi evinin kilitlerini bile bu vidalardan yaptırdı. Bedava sonuçta..."

Müfettiş: "Peki ya maaşınızı artırsak? Vazgeçer misiniz bu hırsızlıktan?"

Köylü: "Mesele para değil beyim, mesele alışkanlık. Adaleti ve ahlakı çocukken öğretmezseniz; büyüdüğümüzde cebimiz para görse de biz o vidaları sökmeye devam ederiz."

Müfettiş, bu cehaletten dehşete düşerek raporunu yazmak üzere başkente giden trene bindi. Camdan dışarıyı izlerken kendi kendine mırıldandı: "Bu sefalet bir gün felakete yol açacak..."

Tam o sırada ray kenarında elinde iki tane vida tutan küçük bir çocuk gördü. Çocuk gülümseyerek el sallıyordu. Müfettiş dehşetle bağırdı: "Treni durdurun!" Ama çok geçti. Kulakları sağır eden o metal çatırtısı duyuldu.

Çocuk ne fizik biliyordu ne de "bir söküp bir bırakma" kuralını. O sadece büyüklerinden gördüğünü yapmıştı; ama yan yana iki vidayı birden sökmüştü. Tren devrildi.

Cehaletin ektiği tohum, adaletsizliğin suladığı toprakta dev bir felaket olarak biçilmişti.

Cehaleti normalleştiren toplum, çıkarı ahlakın önüne koyan düzen, “Bir şey olmaz” kültürü ve yanlışa sessiz kalan herkes.

Çünkü bazı toplumlar bir anda çökmez.

Önce vidaları gevşer...

https://servetbasol.com

260629